Anasayfa / Yenidoğan / Büyüme ve Gelişme / Bebeklerde baş çevresinin önemi

Bebeklerde baş çevresinin önemi

Bebeklerde baş çevresinin önemi

Tartı ve boy kadar önemli olan baş çevresi, her ay ölçülür. Baş çevresinin büyük veya küçük olması, bebeğin beyin fonksiyonları hakkında ipucu verir.

Anneler muayene sırasında daha çok bebeğinin ne kadar kilo aldığıyla ilgilenir, gözlerini teraziden ayıramaz. Doktor içinse, daha muayene başlamamıştır bile… Bebeğin görünüşünden cildinin rengine, vücut yapısından çıkardığı sese kadar her şeyin incelendiği standart muayeneden sonra, annelere bir aşı kartı verilir. Aşı kartının üzerinde, yapılan her aşının tarihinin yanı sıra, boy, tartı ve baş çevresi ölçüsü de yer alır.

Aşı, tartı ve boy anlaşılır da baş çevresi neden bu kadar önemli?

Tartı ve boy bebeğin genel sağlığını ortaya koyarken, baş çevresinin ölçümü de beyin fonksiyonları hakkında ipucu verir. Çünkü beyin fonksiyonlarındaki bozukluklar, baş çevresi ölçümleri ortalamanın dışında olan bebeklerde daha sık görülür.

Tıpkı boy ve tartı gibi, baş çevresinin de bir eğrisi vardır. Doktorun her ay yaptığı ölçümler, bu eğri üzerine kaydedilir. Böylece bebeğin baş çevresinin gelişimi ve eğri üzerinde nerede olduğu belirlenir. Bu ölçümler sonucunda bebeğin baş çevresinin normal, büyük ya da küçük olduğu ortaya çıkar. Baş çevresi büyük olana makrosefali, küçük olana mikrosefali denir.

Her farklı ölçüm, beyinde sorun anlamına mı gelir?
Baş çevresinin büyüklüğü, tek başına fazla bir anlam ifade etmez. Bebeğin öyküsü de çok önemlidir. Bebeğin anne ve babasının yanı sıra diğer akrabalarının baş çevresi, annenin hamileliğinden doğuma, doğumdan sonra kuvözde kalıp kalmadığından tedavi görüp görmediğine kadar hemen her türlü bilgi alınır.

Bebeğin öyküsü alındıktan sonra sıra, bu değerin tartı ve boyuyla uyumuna gelir. Yani tartı ve boyun, baş çevresiyle uyumlu derecede büyük veya küçük olup olmadığına bakılır. Makro ya da mikrosefali saptanan bebek, tepeden tırnağa muayene edilerek, baş çevresindeki bu farklılığı destekleyen başka bir bulgu araştırılır.

Muayenede neler araştırılır?

Başın genel görünümü: Her muayenede baş çevresi dikkatle ölçülürken, başın genel görünümüne de bakılır. Bebeğin oturtulup, yukardan izlendiği muayene sırasında, baş şeklindeki herhangi bir anormallik kolayca gözlenir.

Ciltteki lekeler: Bebek çırılçıplak soyulur. Cildindeki bütün lekeler, koyu ve açık renk alanların hepsi dikkatle incelenir. Çünkü ‘Cafe au lait’ denilen koyu kahve renkli alanlar, sayı ve boyut açısından belli değerleri aşarsa, ‘nörofibromatozis’ adlı bir hastalığa işaret edebilir.

Göz dibi muayenesi: Baş çevresi normal olmayan bebeğe, göz dibi muayenesi yapılır. Göz dibinde saptanacak herhangi bir anormallik, baş çevresi büyüklüğü ile birlikte ileri tetkik gerektirir.

Bacak muayenesi: Bebeğin bacaklarında güçsüzlük, zayıflık olup olmadığı beyin fonksiyonları hakkında bilgi verir.

Hangi tetkikler istenir?
Ultrasonografi: Bebeğin bıngıldağı kapanmamış ve yeterince büyükse, usta bir elin yapacağı ultrasonografik inceleme çok şeyi anlatır.
Kontrastsız tomografi: Ultranosografinin yapılamadığı durumlarda uygulanır. Kontrastsız tomografi, karıncık boyutları, beyin zarının altındaki sıvı toplanmaları gibi konularda kesin bilgiler verir.
MR: Tanı konulmasında zorlanılan ve beyin dokusunun ender rastlanan hastalıklarını görmeye yarar.
Yukarıdaki seçenekler içinde gerek ucuz ve kolay olması, gerekse bebeğe anestezi verilmesine gerek olmadığı için öncelikle ultrasonografi tercih edilir.

Makrosefali Varsa
Baş çevresi büyük olan çocukta, görüntüleme yöntemleriyle bir patoloji saptanırsa beyin cerrahına yönlendirilir. Görüntüleme yöntemleri normal sonuç verirse, bebek gelişim açısından izlenir.

Baş çevresinin büyüklüğü beyinde biriken sıvıdan kaynaklanıyorsa, beyin cerrahı bu sıvıyı boşaltır. Bunun için beyinden karın boşluğuna bir kanül yerleştirerek, beyin dokusunun baskıya maruz kalması önlenir.

Çoğu zaman baş çevresinin büyüklüğü, sıvıdan kaynaklanmaz. Sadece beyin dokusunun büyüklüğü, bebekte makrosefaliye yol açar. Bu durumda çoğunlukla ailede de aynı sorun vardır ve herhangi bir müdahale edilmeden çocuk izlenir.

Makrosefalinin olduğu çocuklarda gelişme geriliği varsa, çocuk nöroloğunun da hastayı değerlendirilmesi gerekir.

Mikrosefali Varsa
Mikrosefali de tıpkı makrosefali gibi kalıtsal olabilir. Burada önemli olan sapmanın ne kadar olduğudur. Çünkü normalin 3 standart sapmanın altında yani, yüzde 1’lik dilimin altındaki baş çevreleri, beyin fonksiyonlarındaki bozulmalarla birlikte görülebilir. Bu durumda beyin yavaş büyürken, fonksiyonları da yavaş gelişir. Bebeğin bıngıldağı zamanından önce kapanır. Cerrahi müdahale yapılsa bile, beyin fonksiyonlarını yerine getirmek çok güçtür.

İlginizi çekebilir

Beşik ölümüne karşı, sırtüstü uyuma

Beşik ölümüne karşı, sırtüstü uyuma Daha çok 6 ayın altındaki sağlıklı bebeklerde görülen beşik ölümleri, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!