Anasayfa / Büyüme ve Gelişme / Bebeğiniz 1-3 Aylık / Uyumayı ‘öğrenmek’ için zaman tanıyın

Uyumayı ‘öğrenmek’ için zaman tanıyın

Uyumayı ‘öğrenmek’ için zaman tanıyın

Bebeklerin uyku geçişlerini kolayca geçip, yeniden dalabilmeleri için uyumayı ‘öğrenmesi’ gerekir. Bebeğin uyumayı öğrenmesi ise zaman alabilir.

“Bu çocuk hiç uyumuyor!” şikayetiyle gelen annelerin bebekleri, aslında yeterince uyur. Fakat sık sık uyanan veya uyku düzeni oluşturulmamış bebekler, hem kendilerini hem de ailelerini yormaya devam eder.

Bebekler ne kadar uyumalı?

Nasıl “7 yaşındaki bir çocuğun boyu 135 cm olur” diye kestirip atamazsak, 2 yaşındaki bir çocuk da şu kadar saat uyur diyemeyiz. Bir çocuk akşam 8’den sabah 8’e kadar kesintisiz uyurken, bir diğeri akşam 10’da uyuyup, sabah 5’de kalkabilir.

Özellikle bebeklerde ağlayarak uykudan uyanma, sadece ve sadece açlık belirtisi olarak algılanır. Sanki bebeğin uyuyan, emen, kaka ve çiş yapan minik makineler olduğu düşünülür. Altı temizse, mutlaka açtır! Ağlayan bebek hemen beslenir, anne ve babanın yatağına taşınır. Hatta ağlaması hala sürüyorsa, anne sütünün üzerine mama hazırlanır.

Oysa onların da bir kişiliği vardır. Üstelik uyku düzenlerini sadece kişilikleri değil, aynı zamanda yaşları da belirler. Çünkü uyumak ‘öğrenmeyi’ gerektiren bir süreçtir. Bebeklerin derin uykudan hafif uykuya kendi kendine uyanmadan geçmeyi öğrenip, alışkanlık haline getirmesi zaman alır. Ve bu durum yenidoğandan itibaren gelişen bir öğrenme sürecidir.

Yenidoğanların uyku düzeni yoktur

Yenidoğanlar günde ortalama 16-20 saat uyur. Genellikle 3 saatte bir uyanırlar. Bu süre, bazen 4-5 saate çıkabilir. Bebeğin sağlık sorunu yoksa bu sürenin ne kadar olduğunun önemi yoktur. Çünkü biyoritmleri yeterince olgunlaşmayan yenidoğanların mutlak bir uyku düzeni olmayıp, zamanla gelişir.

Her ne kadar biyoritmleri gelişmemişse de uykularını koruyacak özel bir yeteneğe sahiptirler. Uykuları sırasında büyükleri rahatsız edecek ses ve ışıktan etkilenmezler. Başlangıçta kendiliğinden gelişen uykuyu koruma yeteneği, zamanla alışkanlığa dönüşür. Örneğin uyuyan bebeğin gözüne kuvvetli bir ışık tutulduğunda bazı hareketler yapan bebek, ışık kısa aralıklarla birkaç kere daha tutulduğunda mışıl mışıl uyumaya devam eder.

Sadece doğum stresinden etkilendiği sanılan bazı bebeklerde, bu yetenek henüz gelişmemiştir. Ses ve ışıktan rahatsız olan bu bebeklerin sessiz ve loş bir odada uyutulması önerilir.

3-4 haftalık bebek, uyku geçişlerini kontrol edebilir

Bu dönemde günde ortalama 16-18 saat uyuyup, 3-4 saatte bir uyanırlar.

Bebeklerin bu dönemde, uyku hali, uyanıklık hali gibi geçiş dönemlerini kontrol yeteneği kazanması beklenir. Örneğin kalabalık ve gürültülü bir ortamda uyuyabilmek, tam uykuya dalacakken uyandığı halde yeniden uykuya dalmak üzere kendini sakinleştirmek gibi… Bu durum bebeğin kişiliğine göre değişir. Aktif ve gergin bebek, geçiş dönemlerini daha hızlı yaşarken, sakin bebek daha yavaş ve sancısız geçirir.

Bebek geçiş dönemini, 3-4 saatte bir yaşar. Aileler bebeklerini iyi gözlemleyerek, onlara bu konuda yardımcı olabilir. Ağlamaya başlayan çocuğun bir süre sonra sakinleşip uykuya devam mı edecek, yoksa acıktığı için mi ağladığının belirlenmesi önemlidir. Ağlamaya başlayan bebeğinizi önce doyurun. Eğer doyduktan sonra uykuya devam ediyorsa, acıktığı için uyanıyor demektir. Aksi halde bebeğinizi hemen doyurmaktan vazgeçip, onu sakinleştiren hareketleri yapın.

1.5- 2 aylık bebeğin uyku düzeni oluşur

Nihayet bebeklerin uyku ve beslenme düzeni oluşmaya başlar. İki beslenme arası 3 saate çıkarken, gece uyku saatleri de artar.

Bu dönemde bebeğinizi aile düzenine alıştırabilirsiniz. Örneğin yatmadan önce onu uyandırıp son kez besleyebilir, sabahları ise seçtiğiniz bir saatte uyandırıp yeniden doyurabilirsiniz. Birkaç kereden sonra bebeğiniz her gece ve her sabah aynı saatte acıkıp uyanır.

Bebeğinizin huzursuzluk ve ağlama dönemleri de artık daha düzenlidir. Genellikle günün sonunda huysuzlanan bebek, kaka yaptıktan sonra sakinleşir.

4 aylık bebek kesintisiz 8 saat uyur

4 aylık bebeğin artık bırakıldığı yerde uyuması ve uykusunun kesintisiz 8 saat sürmesi beklenir. Yani derin uykudan hafif uykuya, uyanmadan geçer.

Derin uykudan hafif uykuya geçiş sırasında ağlar, sesler çıkarır, yatağında döner ama uyumaya devam eder. Bu uyku içindeki geçişlere, kendisini sakinleştirerek, rahatlatmayı öğrenerek uyum sağlar.

Bebeğin uyumayı öğrenmesi olarak da tanımlayabileceğimiz bu duruma, ailelerin destek olması gerekir. Ağladığında hemen kucağa almamalı, geçiş dönemini atlatmayı öğrenmesi beklenmelidir. Her ağladığında kucağa alınıp beslenen bebek, bu durumu uykunun rutin bir parçası olarak algılayarak alışkanlığa dönüştürür. Bu alışkanlığın değişmesi çok daha zordur.

7 aylık bebek gündüz uykusuna alışmalıdır

Bu aya kadar uyumayı öğrenen bebekler oturmak, emeklemek gibi yeni kazandığı beceriler sayesinde gece uykularında sorunlar yaşar. Hem gece hem de gündüz kolay uyanan bebeklerin yeniden uykuya dalmaları zorlaşır.

Şimdi yeni bir uyku düzeni oluşturmanın tam zamanıdır. 7 aylık bebek, kesintisiz gece uykusunun yanında, öğleden önce ve sonra birer kez olmak üzere, toplam en az iki kez gündüz uykusu uyumalıdır. Bunun alışkanlık halini alması için uyumasa bile, her gün aynı saatleri yatağında geçirmelidir. Üstelik dinlenmeye sadece bebeğinizin değil, sizin de ihtiyacınız olduğunu unutmayın!

9 aylık bebeğe kararlı olunmalı

Tıpkı 7 aylıktaki gibi bebeğin yeni becerileri, uyumasını güçleştirmeye devam eder. Artık ayaklanan, hatta yürümeye başlayan bazı bebekler, annesi onu yatırıp odadan çıkar çıkmaz, ayağa kalkar. Aynı zamanda bebeğin bağımsızlığını ispatladığı bu durum, belki defalarca tekrar eder.

Tek yapabileceğiniz kararlı olmak! O istediği kadar kalksın, istediği kadar ağlasın, sakın yumuşayıp odasından dışarı çıkmasına izin vermeyin. Mutlaka kararlılığınızı görüp, uyuması gerektiğini anlaması gerekir. Aksi halde her gece ve gündüzleri, aynı oyunu defalarca tekrarlamaktan hiç vazgeçmez!

İlginizi çekebilir

Obezite aile desteğiyle aşılabilir

Obezite aile desteğiyle aşılabilir Obez çocuğun tedavisinde diyet yapılmaz. Çocuğun ailesiyle birlikte yaşam ve beslenme …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!