Anasayfa / Hastalıklar / Diğer Çocukluk Çağı Hastalıkları / Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede hijyen

Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede hijyen

Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede hijyen

Hijyen kurallarına uyarak, içme sularının temizliğine dikkat ederek ve aşılarını düzenli yaptırarak, çocuklarımızı bulaşıcı hastalıklardan koruyabiliriz.

Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre her gün dünyada 550’ye yakın çocuk, bulaşıcı hastalıklar yüzünden hayatını kaybediyor. Daha çok gelişmemiş ülkelerde görülen ve yılda 200 bine yakın çocuğun ölümüne yol açan bulaşıcı hastalıkların sorumluları, bakteri, virüs, parazit gibi mikroplar… Ölümlerin yanı sıra, kalıcı hasarlar da bırakabilen; tifo, dizanteri, sarılık, menenjit, verem, kızamık, suçiçeği gibi bulaşıcı hastalıklarla savaşan gelişmiş ülkelerde çiçek hastalığı tarihe karışırken, çocuk felci yok edilme aşamasına geldi.
Oysa insandan insana geçen bulaşıcı hastalıklardan kurtulmak çok da zor değil. Sadece hijyen koşullarına uyarak, içme sularımızın temizliğine dikkat ederek ve aşılarını düzenli yaptırarak, çocuklarımızı bulaşıcı hastalıklardan koruyabiliriz.

İnsanlar hastalıkları nasıl bulaştırır?
Bulaşıcı hastalıklar burun, ağız, göz salgıları ve elleriyle bulaşır. Özellikle büyüme sürecindeki çocuklar, buldukları her şeye elleriyle dokunup, ellerini ağızlarına götürerek, mikropların bulaşmasını sağlar. Ayrıca çocukların öperek sevildiği ülkemizde, bulaşıcı hastalıklar daha hızlı yayılır.

Solunum yolu hastalıkları; öksürük ve hapşırıkla bulaşır. Hastalanan kişi, öksürük ve hapşırma yoluyla mikropların havaya karışmasına neden olur. Havaya yayılan ve içleri mikroplarla dolu olan damlacıklar, bir süre havada asılı kalır. Sağlıklı insanların burun ve ağızlarından giren bu damlacıklar hastalığın yayılmasına neden olur. Özellikle kış döneminde, çocuklar üşütmesin diye tercih edilen sıcak alışveriş merkezleri hastalığın en çok yayıldığı yerlerdir. Kışın bebeğinizi uygun giydirmeyip ormanda dolaştırırsanız sadece ‘üşür’, ama alışveriş merkezinde ‘üşütür’ yani soğuk algınlığına yakalanır.

Bağırsak hastalıkları; daha çok eller ve içme sularıyla bulaşır. Bebeklerin altını değiştirdikten sonra iyi yıkanmamış ve kaka kalıntısının bulunduğu ellerin ağza götürülmesi, ishal, tifo, kolera gibi hastalıkların yanı sıra bazı sarılık tiplerinin yayılımına da neden olur.

Suçiçeği, kızamık gibi döküntülü hastalıkların bazıları; damlacık yolu denilen ve hasta kişinin nefesiyle havaya salınan içi suyla dolu kabarcıklarda bulunan mikroplarla bulaşır.

Çocuğumuzu hangi hastalıktan, nasıl koruruz?
Bazı küçük önlemlerle çocuklarımızı ve ailemizi bulaşıcı hastalıklardan önemli ölçüde koruyabiliriz.

Sadece ellerimizi iyi yıkayarak mide-bağırsak ve solunum yolu hastalıklarından önemli ölçüde korunabiliriz. Özellikle tuvalet sonrası, bebeklerin altlarını değiştirdikten, nezle, grip gibi hastalıklarda burnun silinmesinden ve akvaryum suyuna dokunduktan sonra eller, mutlaka yıkanmalıdır.
Bebeğin oyuncakları, biberonu, tabağı, bardağı gibi kişisel eşyalarını dezenfektan maddelerle temizleyerek, onu solunum yolu, mide ve bağırsak hastalıklarından koruyabiliriz. Ayrıca bebeğin altının değiştirildiği yerin, sık sık dezenfekte edilmesi gerekir.
Çocuklarımızın başkalarının eşyalarını kullanmalarını önleyerek, tarak, fırça, şapka gibi kişisel eşyalarını kimseye kullandırmayarak bulaşıcı cilt hastalıklarını önleyebiliriz.
Çocukların hayvanları öpmelerini önleyerek parazitlerin yayılımını önleyebiliriz. Fakat ruhsal gelişimleri açısından hayvanlarla ilişkisini kesmek yerine, çocuklarımıza hayvanları elle sevmeyi, arkasından da el yıkamayı öğretirsek, yeterli önlemi almış oluruz.
Kolera, tifo, ishal gibi bağırsak hastalıklarını, içme sularının temizliğine dikkat ederek önleyebiliriz. Bunun için 10 litre içme suyunun içine 25 damla çamaşır suyu eklemek yeterlidir.
Etleri iyi pişirdikten sonra tüketerek, ishal gibi bağırsak enfeksiyonlarına yol açan bakterilerin hastalık yapmasını önleriz. Çiğ etler pişmeye hazırlandıktan sonra, eller ve çiğ etin temas ettiği, kesme, tahtası, bıçak, tabak gibi malzemeler çok iyi yıkanmalıdır. İçleri iyi pişmemiş, kırmızı görünümlü etleri, çocuklarımıza yedirmemeli, pişirdiğimiz etleri, başka bir tabakla servis etmeliyiz. Ayrıca mikroplar tahta yüzeylerden yeterince temizlenmediği için etleri daha kolay temizlenen plastik malzeme üzerinde kesmeliyiz.
Yumurtayı, sarısı iyice katılaşana kadar kaynatarak, ishal, tifo gibi bağırsak enfeksiyonlarından korunabiliriz.
Çiğ olarak tükettiğimiz marul, domates, maydanoz, taze soğan gibi sebzeleri suyun içinde bekleterek, bulaşıcı bağırsak hastalıklarına karşı korunabiliriz. Özellikle yaz aylarında bu sebzeleri, 1 litre suyun içine 30 damla çamaşır suyu damlatılmış suda bekletmeliyiz.
0-1 yaş grubundaki bebekleri, kendi evimizde bakıcısıyla büyüterek, enfeksiyonlara karşı önemli ölçüde koruruz. Eğer kreşe vermek gerekirse, mümkün olduğunca az sayıda çocuğun bulunduğu bir kreşi tercih ederek, enfeksiyonlara yakalanma risklerini azaltabiliriz.
Hastalarla temastan sonra hemen doktoruna başvurarak, çocuklarımızı menenjit, sarılık gibi tehlikeli hastalıklardan koruruz. 4 yaşın altında olup, menenjit mikrobuyla karşılaşmış bir çocuğa antibiyotik verilerek, bazı menenjit türlerinin gelişmesi engellenebilir.
Çocuklarımızın aşılarını düzenli yaptırarak, onları ciddi, kalıcı hasar bırakabilecek enfeksiyonlardan koruyabiliriz. 0-4 yaş arası çocuklara yapılacak HIB aşısı, önemli bir menenjit türünü yüzde 90 gibi büyük oranda korur.
Çocuklarımızın yanında sigara içmeyerek, soğuk algınlığı, öksürük, kulak iltihabı, astım gibi hastalıklara yakalanmalarını önleyebilir veya şiddetini azaltabiliriz. Evinde sigara içilen evde büyüyen çocukların, orta kulak iltihabından zatürreye, astımdan sinüzite kadar tüm solunum yolu hastalıklarına yakalanma olasılıkları 2-8 kat artar.

İlginizi çekebilir

Obezite aile desteğiyle aşılabilir

Obezite aile desteğiyle aşılabilir Obez çocuğun tedavisinde diyet yapılmaz. Çocuğun ailesiyle birlikte yaşam ve beslenme …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!