Anasayfa / Süt Çocuğu / Büyüme ve Gelişme / Çocuk da yaparım, kariyer de!

Çocuk da yaparım, kariyer de!

Çocuk da yaparım, kariyer de!

Hem çocuk hem de kariyer hayali kurmak sizin de hakkınız! Sadece nelerden vazgeçebileceğinizi belirleyip, kararlı bir şekilde uygulamaya geçin.

Bebek doğana kadar zaten pek çok iş yükünüz vardı. Bir yandan iş hayatı, diğer yandan ilişkiniz ve evin gereklilikleri… Üstüne, geceyi gündüze katan bebek doğunca, eski zorluklarınızın üzerine daha büyük bir sorumluluk eklendi. Oysa gün 24 saat! Eskiden bile 24 saate zor sığdırdığınız işlerinizi tamamlamak, şimdi neredeyse imkansız! Hissettiklerinizi; yorgunluk, çözümsüzlük ve umutsuzluk üçgeninde açıklıyorsunuz.

Gerçekten durum bu kadar umutsuz mu? Nerede kaldı şarkıdaki; “Çocuk da yaparım, kariyer de!” iddiası?

Öncelikler listesi hazırlayın
Şarkı sözündeki gibi düş kurmak, sizin de hakkınız. Neden hem çocuk hem de kariyer yapmayasınız? İyi bir planlamayla, enerjinizi, çocuğa ve kariyere paylaştırabilirsiniz. Gelin, bir öncelikler listesi çıkartalım. Her şeyi tek başına yapmak zorunda değilsiniz. Aralarından yalnızca acil ve önemli olanları seçin, diğerlerini başkalarına devredin.

Belki bebeğiniz yokken eşinizle daha fazla ilgileniyordunuz. Şimdi aynı düzeni sürdürmek zorunda değilsiniz, öncelik bebeğinizin! Bunu eşinizi de anlatın ve yardım isteyin. Eşiniz bebeğinizi emziremez ama akşam yemeğini hazırlayabilir. Rollerde yapacağınız küçük değişiklikler, size kısacık da olsa nefes aldırır.

Nelerden vazgeçebilirsiniz?
Örneğin ev işleri için bir yardımcınız yoksa, hemen titizlikten vazgeçin. Veya mutfak dolaplarını iki haftada bir temizlemek gibi alışkanlığınız mı vardı? Yeni bir düzenleme yapmanın zamanı geldi de geçiyor. Bir kere eşiniz hayatta yapmaz bu işi. Anneniz çok yaşlı, arkadaşlarınıza böyle bir şeyi teklif etmeyi düşünemezsiniz bile. O zaman bu alışkanlığınızı hemen terk edin. Mutfak dolapları bekleyebilir. Arkadaşlarınız, müşteriler, hatta müdürünüz bile, en azından bir süre bekleyebilir ama çocuğunuz bekleyemez! İnsan yaşamında pek çok şeyden istifa edebilir ama annelikten istifa edemez.

Suçluluk duygusuyla boğuşmayın
Hiç merak etmeyin yalnız değilsiniz! Az ya da çok, bütün çalışan anneler sizin gibi suçluluk duygusuyla boğuşuyor. Bu duygudan kurtulmak için önce kendinizi ikna edin.

• Çocuğunuz için para kazanmak zorundasınız,
• Çocuğunuz mutlu bir anneyi hak ediyor. Bu yüzden çalışmak zorundasınız,
• Her çocuk mutlu, üretken, kendisiyle barışık bir anneyi, kendisi için işini terk etmiş, saçını süpürge etmiş bir anneye tercih eder. Unutmayın, çocuğunuz sizin aynanızdır! Siz mutluysanız o da mutlu olur, siz kaygılıysanız o da kaygılıdır, siz hayatla hep kavga ederseniz o da kavga eder.

Zamanı kaliteli kullanın
Belki çalışırken çocuğunuza yeterince zaman ayırmadığınızı düşünerek üzülüyorsunuz. Hemen atın bu duyguyu kafanızdan. Suçluluk duygusunu bir kenara ittikten sonra, iş yerindeki saatlerinizi sadece işe, evdeki saatlerinizi çocuğunuza ayırın. Örneğin hafta sonu çocuğunuzla yapacağınız bir doğa gezisi, haftanın 5 günü sabahtan akşama kadar birlikte olup, hiçbir şey paylaşmamaktan çok daha fazla şey kazandırır. Çocuğunuzla ne kadar zaman birlikte olduğunuz değil, bu zamanı nasıl geçirdiğiniz önemli. Çocuğunuzla birlikte olduğunuzda, ilişkinizin kalitesini artırmaya odaklanın. Bu aynı zamanda, çocuğunuza karşı suçluluk duygunuzu azalttığı için işyerindeki veriminizi de artıracak.

Duygu sömürülerine pas vermeyin
Özellikle çalışmaya başladığınız ilk günler, sizi çok zorlayacak. İşe giderken bakıcısı, kreş veya yakınlarınıza bıraktığınız çocuğunuz, arkanızdan avazı çıktığı kadar ağlayacaktır. Üstüne bir de, “bütün gün yemiyor, annesini özlüyor” gibi, suçluluk duygunuzu içten içe kanatan duygu sömürüleri eklenir.

Sadece bu kadarla da kalsa, iyi! Her şeyin üstünde tuttuğunuz o küçük canavar, bazen size bir yabancı gibi davranır. Gözünüzün içine baka baka, anneannesine, babannesine daha yakın davranır, hatta bakıcısına “anne” bile diyebilir. Gerçekten de çalışan annenin en zor anıdır bu. Kariyer düşlerine veda edip çocuğunun annesi mi olmalı? Yoksa iddiayı sürdürüp, her ikisini de yapabileceğini kanıtlamalı mı? Neden her ikisini de başarmayasınız? Bir kere duygu sömürülerine pas vermeyin ve olumlu tarafından bakın. Ne güzel, çocuğunuzun “anne” diyebilecek kadar sevdiği bir bakıcısı var! Ya da onu çok seven, düşünen anneannesi, babaannesi olduğu için ne mutlu size! Biraz da akılcı düşünelim ve çocuğunuzun bu tavrını bir mesaj olarak algılayalım. Demek ki ona ayırdığınız zaman yeterince kaliteli değil. Daha yaratıcı olup, yeni oyunlar bulabilir, birlikte daha eğlenceli zaman geçirebilirsiniz.

Unutmayın, çalışan bir annenin çocuğu olmak, insana kaybettirdiklerinden çok daha fazla şey kazandırır.

Gelelim pratik önerilere…
Bir yandan iyi bir anne olup, diğer yandan kariyer basamaklarını tırmanmaya devam edebilmeniz için işe, doğumdan önce çocuğunuza iyi bir bakıcı bularak başlayın.

Seçtiğiniz kişi bir akraba ise;

• Bu kişinin çocuğunuza bakmaya, gerçekten gönüllü ve uygun olduğundan emin olun,
• Çocuğunuza mümkünse kendi evinizde bakılmasını isteyin,
• Çocuğunuzun geceleri ve hafta sonları sizinle kalmasını sağlayın,
• Akrabanıza çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm beklentilerinizi, açık bir şekilde eşinizle birlikte bildirin.

Çocuk bakıcısı ise;

• Bu kişinin çocuk bakıcılığı için gerçekten yeterli ve uygun olduğundan emin olun,
• Çocuğunuzun kendi evinizde bakılmasını isteyin,
• Evinizde yatılı kalarak, çocuğunuza bakmasını talep etmeyin,
• Bakıcının çalışma düzenini ve iş tanımını önceden belirleyin,
• Çocuğunuzun bakımı ve eğitimiyle ilgili tüm beklentilerinizi, eşinizle birlikte açık ve net bir şekilde bildirin,
• Çocuğunuza bir süre, bakıcısıyla birlikte bakın. Çalışmaya başlamadan önce aşamalı olarak günün belirli saatlerinde evden uzaklaşarak, çocuğunuzu ayrılığa yavaş yavaş alıştırın.
• Aradığınız bakıcının özellikleri önceden belirleyin. Mümkünse bakıcı adayınızı evinde ziyaret edin, çocuklarıyla ilişkilerini gözlemleyin. Referanslarıyla, komşularıyla görüşüp, gerekli belgeleri isteyin. Bakıcınız, aradığınız bütün özelliklere sahip olmayabilir. Hangi özelliklerinden vazgeçebileceğinize önceden karar verin. Son tavsiyemiz tercihinizi, sigara içmeyen bakıcıdan yana kullanmanız!

İlginizi çekebilir

Obezite aile desteğiyle aşılabilir

Obezite aile desteğiyle aşılabilir Obez çocuğun tedavisinde diyet yapılmaz. Çocuğun ailesiyle birlikte yaşam ve beslenme …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!